• EN
  • TR

Doç. Dr. Fatih Kocabaş Uluslararası Hematoloji/Onkoloji Ödülüne Layık Görülen İlk Türk Akademisyen Oldu

Doç. Dr. Fatih Kocabaş, kanserin büyümesini önlediği belirlenen “ilaç yapılı MEIS inhibitörleri” konulu çalışması nedeniyle Uluslararası Hematoloji/Onkoloji Ödülü’ne değer görüldü. Doç. Dr. Kocabaş, bu ödülü alan ilk Türk akademisyen oldu


 
Doç. Dr. Kocabaş’ın çalışması, kanserin büyümek için kullandığı MEIS proteinine, ilaç eklenerek kanserin gelişmesinin engellenmesine dayanıyor
 
Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Kocabaş, ilaç yapılı MEIS inhibitörleri ile ilgili çalışması nedeniyle Uluslararası Hematoloji/Onkoloji ödülüne değer görüldü. Dünyadan sayılı bilim insanlarına, Türkiye’den bir akademisyene ise ilk kez verilen ödülü Doç. Dr. Kocabaş, Stockholm’de, 14 Haziran’da gerçekleştirilen törende aldı.


Doç. Dr. Fatih Kocabaş’ın geliştirdiği ilaç yapılı MEIS inhibitörünün, “beyin tümörü, akciğer kanseri, meme kanseri, böbrek kanseri” gibi farklı kanserlerde, kanser hücrelerinin büyümesini engellediği yapılan öncü laboratuvar çalışmalarında görüldü.
Doç. Dr. Kocabaş’ın çalışması, kanserin büyümek için kullandığı MEIS proteinine, ilaç eklenerek kanserin gelişmesinin engellenmesine dayanıyor.

İlaç Yapılı MEIS İnhibitörüyle Kanseri Kendi Silahıyla Vuracak

İnhibitör nasıl çalışıyor?
Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Doç. Dr. Fatih Kocabaş, MEIS proteininin aslında vücudun ana proteinlerinden biri olduğunu belirterek inhibitörün nasıl çalıştığı ile ilgili şu bilgileri verdi:
“MEIS proteini kanser hücresinde çok fazla bulunduğu zaman kanserin büyümesini ve güçlenmesini sağlıyor. Kanser, normalde kök hücrenin kullandığı bu proteini alıyor ve kendisi kullanarak oksijeniz ortamlara dayanıklılık kazanıyor, bu ortamlarda ilaçlardan kaçıyor, daha iyi yaşıyor, kendini güçlendiriyor, bölünmesini hızlandırıyor ve özellikle metabolizmasını düzenliyor. Bu mekanizma da şöyle işliyor: MEIS proteini DNA’ya bağlanıyor, DNA’ya bağlandıktan sonra kanser DNA’yı kullanarak kendi metabolizmasını güçlendiriyor ve daha fazla üremek için DNA’yı çalıştırıyor. Geliştirdiğimiz ‘İlaç Yapılı MEIS İnhibitörü’ ise MEIS proteinine doğrudan bağlanarak MEIS proteini ile DNA ile arasındaki bağı zayıflatıyor. İlaç, böylece, kanser hücrelerinin MEIS proteini ve DNA’yı kullanmasını sekteye uğratıyor.”
 
“Dört Aşamalı Çalışma Yaptık”
Bu ilacın kanser üzerindeki etkileri konusunda “in siliko”, “in vitro”, “in vivo” ve “ex vivo” olmak üzere dört aşamalı çalışma gerçekleştirdiklerini kaydeden Doç. Dr. Fatih Kocabaş, “Son aşama olan ‘Ex vivo’ çalışmalarda, insan kök hücrelerini ve kanser hücrelerini aldık, laboratuvarda denedik. İnsan üzerinde doğrudan denemeler yapmadık. Fare kanser modellerinde ilaç yapılı MEIS inhibitörlerini henüz denemedik. Zaten bu aşamada, bu mümkün ve doğru değil. Bunları gerçekleştirmek için MEIS inhibitörlerinin yüksek miktarda üretimi ve dolayısıyla yatırım alması gerekmektedir” dedi.


 
Çok Yönlü Bir Buluş
Yaklaşık 10 yıldır MEIS proteini üzerinde çalıştığını ve MEIS inhibitörlerinin başka etkilerinin de olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Fatih Kocabaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“MEIS proteini, vücudun değişik yerlerinde, değişik amaçlarla kullanılıyor. MEIS proteini, çok yönlü etkileri olan bir protein olduğu için, geliştirdiğimiz ilaç yapılı MEIS inhibitörleri de çok yönlü bir buluş. MEIS proteininin normalde kanser olan hücrede olmaması gerekiyor. Hücrelere yararlı bir protein olmasına karşın kanser, kök hücrenin kullandığı bu MEIS proteini alıyor ve kendisi kullanarak büyüyor.”
 
Kalbi Gençleştiriyor, Kan Yapılımını Arttırıyor
MEIS inhibitörünün farklı çalışmalarda, sağlıklı farelerde yaptıkları deneylerde kan yapılımını arttırıcı bir özelliği olduğunu gördüklerini kaydeden Doç. Dr. Fatih Kocabaş, “Bir diğer etkisinin kalp kası üzerinde olabileceğini gözlemledik. MEIS proteininin ayrıca kalpteki harap olmuş dokuda tamiri de engellediğini dünyanın en iyi bilim dergisinden biri olan Nature’da yayınladığımız bir çalışmayla göstermiştik. İlacın kalpteki etkisi ise genel itibariyle, kalbi gençleştirici ve kalp kasını artırmaya yönelik” diye konuştu.
 
“Kanser Hücresi Şekeri Çok Sever”
“Kanser hücresi şekeri çok sever” diyen Doç. Dr. Kocabaş, MEIS proteininin DNA etkileşimi ile oksijen olmasa bile şekeri kullanarak büyüdüğünü söyledi. Kocabaş, “Bu proteini inhibe ettiğimiz zaman kanser hücrelerinin şeker metabolizmasını ve dolayısıyla büyümesini ve güçlenmesini engelliyoruz” dedi.
 
Hedefe Yönelik İlaç
Doç. Dr. Fatih Kocabaş, ilaç yapılı MEIS inhibitörlerinin, hedefe yönelik ilaçlardan biri olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
“Özellikle hedeflediği protein, MEIS proteini. Bu protein de en çok kan kanserinde yüksek miktarlarda görülüyor. MEIS proteinin kanser yapıcı özelliği çok iyi bilinmektedir. Bu nedenle, Gilead Sciences gibi firmaların dikkatini çekmiş ve geliştirdiğimiz ilaç yapılı MEIS inhibitörlerinin kan kanseri ve pankreas kanserleri çalışmalarında denenmesi için ilk defa Türkiye’den bizi desteklemiştir. İlerideki çalışmalarda, MEIS inhibitörlerinin tüm kanser tiplerinde denenmesi planlanmaktadır.”

www.sozcu.com.tr